26.04.2012 10:46
‘Varsayımlar içinde kayboluyorum, ama gerçek
ortaya çıkıyor’. Bataille.
Arzu nesnesini değiştirmek kolaydır.
A’dan B’ye geçilir. Değişim, arzu nesnesini değiştirmek değildir. Değişim,
arzulamaktan vazgeçmektir.
Arayış, kafa karışıklığının
göstergesidir. Arayan, temel problemi çözememiştir. Aramaktan vazgeçmeden
bulunmaz.
Bir dinleyiciye bir kitap tavsiye
ettim. Oku, demedim. Bir bak, dedim. Kitabın kendini aydınlatıp
aydınlatmayacağını, sordu. Öldür beni, dedim.
Orhan Pamuk, kitabının girişinde, bir
kitap okudum/ hayatım değişti, cümlesini not etti. The cümle, hangi kitaptan
alındı? Kitap hangi kitap, dünya hangi dünya?
Dünyayı anlamanın tek yolu o’nu kendi
ölçümüze indirgemektir. Sonra da neşe içinde bakılmalı iki dünyaya birlikte.
Neşe, mutlaka gereklidir. Beklenmeyen bir ânda kurtarıcı olarak neşe.
Bir dinleyici, ben yıldızlara inanmam,
diyor. İnanma ve onlara bakma. Yıldızların sana ihtiyacı yok. Onlar, orada. Ve
oradaydı.
Kafka: “Yabancı bir kasabada
kalıyordum. Oraya yeni varmıştım ve sabah erkenden kalkan trene yetişmeliydim.
Ama kalkıp da saatime baktığımda geciktiğimi gördüm o yüzden koşmaya başladım.
Saat kulesine varıp saate baktığımda treni kaçıracağım diye iyice korktum,
çünkü saatim de geri kalmıştı. Koşmaya başladım. Yolu bilmiyordum. Ve sokaklar
tertemiz ve bomboştu. Sabahın erken saatleriydi, soğuk kış sabahıydı ve kimseyi
göremiyordum. Sonra aniden bir polis gördüm. İçimde bir umut doğdu. Polise
gittim ve yolu sordum ve polis bana dedi ki, yol mu/ neden bana soruyorsun? Ben
de ona dedim ki, ben bu kasabaya yabancıyım ve yolu bilmiyorum, işte o yüzden
soruyorum/ lütfen bana yolu göster ve vakit kaybetmeyeyim/ zaten geciktim ve
treni yakalamam çok önemli”. Polis güldü ve dedi ki, kim kime yol gösterebilir
ki? Polis böyle dedi ve el salladı ve gülümseyerek uzaklaştı”.
Selâm ile.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder