'uzaklara kaçırılırız. kaçışın empirik imkanına hiç kulak asmayan empirik yaşamın yasaları ta uzaktan beynimize çakılmaya devam eder.'
adorno
türklerde kitle aldatılıyor mu? sarkaç, bir araç mı?
öyle hayat devreleri var, yaşıyoruz, devrelerin içinde olduğumuz varsayılıyor, devre tamamlanıyor, sorulan soru şu: ne oldu?
kafka, vazgeçmedi. edebiyat ile sevgili, kafka'yı hayal kırıklığına uğrattı. kafka, kitaplarını yakmaya karar verdi. kafka, kitaplarının yakılması konusunda kararsızlıktan kurtulamadı. kafka, kararsızlığını ölüm ile erteledi: öldükten sonra kitaplarının yakılmasını istedi.
bataille:"komünistlerin kafka'yı yakma düşüncesi -bu, bir kışkırtma da olabilir- kendi içinde oldukça mantıklı. hatta hayali alevler, kitaplarının anlaşılmasını kolaylaştırabilir; çünkü onlar yakılmak için yazılmış kitaplar; onlar bu hakikatin gereklerini yerine getirmeyen nesneler, var olurlar, ama yalnızca yok olmak için; sanki, daha baştan ortadan kaldırılmışlar gibi."
türkler, belirli durumlarda iktisat kriterine göre faşizmi arzuladılar, arzularlar.
teori pratik ikişkisi bir biçimde yaşanıyor. pratik bir şekilde teorinin bir uygulaması olarak algılanıyor. halkta herşeyin olduğu gibi teori-pratik ikilisinin varolduğu bir umud ilkesi. teori, daima bir tarihi durum. teori, her zaman bir duvara, bir gerçeğe, bir yeniliğe çarpar. teori, bir zaman geçtikten sonra, pratikle aynılık durumunu, haklılığını, yüksekliğini kanıtlar. teorinin hayatta kalabilmesi için teorisyenin gerçeklik karşısında direnmesi şart. teorinin önündeki her bir engel teorinin geliştirilmesi için bir fırsat. durduk yerde teori gelişmez, geliştirilmez. gerçeklikle bir kaza, gerçeklik karşısında bir anlamama durumu teori üretmenin başlangıcı oluyor.
ilk salınım: kuruluş devresi. kurucular, cumhuriyet'in kuruluş devresinde bolşeviklere yakındır. 1926'da, muhalifler tasviye edildi.
ikinci salınım: ikinci cihan harbi devresi. iktidar seçkinleri, almanya'ya yakındır. almanlar yenilmeye başladı. seçkinler, almancıları tasviye etti. '1944 milliyetçilik olayı' ile milliyetçilerin tasviyesi.
üçüncü salınım: 1950'lerin sonu. devlet, muhalefetin ezilmesine itiraz etmedi. Sol, ezildi. 27 mayıs devrimi oldu. İktidardaki takım cezalandırıldı. Sol'a yol verildi.
dördüncü salınım: 1960'ların sonu. devrimciler, ilerleme sağladı. 12 mart oldu. devrimciler darbe vuruldu.
beşinci salınım: 1980. devlet, 12 mart'ı yeterli saymadı. 12 eylül oldu. sol'un sonudur.
altıncı salınım: 1997. islamist doktrin hükümet oldu. 28 şubat müdahalesi ile islamism tasfiye edildi.
yedinci salınım: 2008-?: sarkaçta ilk hareket ergenekon olayı. süreç devam ediyor.
siyasal olanı ortadan kaldırmanın yolu, toplumsal değerlerin siyasal akımlara kapatılmasıdır. gelişmecilik bir partide, gelenekçilik başka bir partide kapatıldığında politika alanı ortadan kalkar.
politikasızlıkta kitle seyircidir.
tarihsel olan iki olay olan gelişmeciliğin ve gelenekçiliğin yüceltilmesi, idare tarafından bir taktik olarak kullanılır. seyirci, iki şey karşısında kendini ezik, imkansız, umudsuz görür.
bir yerde, bir siyasal coğrafyada siyasal olan neden ortadan kaldırılır?
foucault:" 'iktidar' diye birşey yok. demek istediğim şu:'iktidar' diye birşeyin belirli bir yere yerleşmiş olduğu -ya da bir noktadan yayıldığı- fikri bence yanlış temellendirilmiş bir analize, her koşulda birçok fenomeni açıklayamayan bir analize dayanıyor. oysa gerçekte iktidar, ilişkiler demek; az çok örgütlenmiş, piramit gibi, koordine edilmiş bir ilişkiler yumağı demektir. (...) her toplumu kendi hakikat rejimi, kendi hakikat siyaseti vardır: yani her toplumun doğru kabul ettiği ve doğru olarak işlerliğe soktuğu söylem türleri; doğru sözceleri yanlış sözcelerden ayırt etmeye yarayan mekanizmalar ve merciler ile doğru ve yanlışın teyit edilme yolları, hakikatin edinilmesinde tercih edilen teknikler ve prosedürler; doğru kabul edilenleri söylemekle yükümlü olanların statüsü."
türklerde iktidar bir salınım ile görünüyor.
09 Şubat 2009
adorno
türklerde kitle aldatılıyor mu? sarkaç, bir araç mı?
öyle hayat devreleri var, yaşıyoruz, devrelerin içinde olduğumuz varsayılıyor, devre tamamlanıyor, sorulan soru şu: ne oldu?
kafka, vazgeçmedi. edebiyat ile sevgili, kafka'yı hayal kırıklığına uğrattı. kafka, kitaplarını yakmaya karar verdi. kafka, kitaplarının yakılması konusunda kararsızlıktan kurtulamadı. kafka, kararsızlığını ölüm ile erteledi: öldükten sonra kitaplarının yakılmasını istedi.
bataille:"komünistlerin kafka'yı yakma düşüncesi -bu, bir kışkırtma da olabilir- kendi içinde oldukça mantıklı. hatta hayali alevler, kitaplarının anlaşılmasını kolaylaştırabilir; çünkü onlar yakılmak için yazılmış kitaplar; onlar bu hakikatin gereklerini yerine getirmeyen nesneler, var olurlar, ama yalnızca yok olmak için; sanki, daha baştan ortadan kaldırılmışlar gibi."
türkler, belirli durumlarda iktisat kriterine göre faşizmi arzuladılar, arzularlar.
teori pratik ikişkisi bir biçimde yaşanıyor. pratik bir şekilde teorinin bir uygulaması olarak algılanıyor. halkta herşeyin olduğu gibi teori-pratik ikilisinin varolduğu bir umud ilkesi. teori, daima bir tarihi durum. teori, her zaman bir duvara, bir gerçeğe, bir yeniliğe çarpar. teori, bir zaman geçtikten sonra, pratikle aynılık durumunu, haklılığını, yüksekliğini kanıtlar. teorinin hayatta kalabilmesi için teorisyenin gerçeklik karşısında direnmesi şart. teorinin önündeki her bir engel teorinin geliştirilmesi için bir fırsat. durduk yerde teori gelişmez, geliştirilmez. gerçeklikle bir kaza, gerçeklik karşısında bir anlamama durumu teori üretmenin başlangıcı oluyor.
ilk salınım: kuruluş devresi. kurucular, cumhuriyet'in kuruluş devresinde bolşeviklere yakındır. 1926'da, muhalifler tasviye edildi.
ikinci salınım: ikinci cihan harbi devresi. iktidar seçkinleri, almanya'ya yakındır. almanlar yenilmeye başladı. seçkinler, almancıları tasviye etti. '1944 milliyetçilik olayı' ile milliyetçilerin tasviyesi.
üçüncü salınım: 1950'lerin sonu. devlet, muhalefetin ezilmesine itiraz etmedi. Sol, ezildi. 27 mayıs devrimi oldu. İktidardaki takım cezalandırıldı. Sol'a yol verildi.
dördüncü salınım: 1960'ların sonu. devrimciler, ilerleme sağladı. 12 mart oldu. devrimciler darbe vuruldu.
beşinci salınım: 1980. devlet, 12 mart'ı yeterli saymadı. 12 eylül oldu. sol'un sonudur.
altıncı salınım: 1997. islamist doktrin hükümet oldu. 28 şubat müdahalesi ile islamism tasfiye edildi.
yedinci salınım: 2008-?: sarkaçta ilk hareket ergenekon olayı. süreç devam ediyor.
siyasal olanı ortadan kaldırmanın yolu, toplumsal değerlerin siyasal akımlara kapatılmasıdır. gelişmecilik bir partide, gelenekçilik başka bir partide kapatıldığında politika alanı ortadan kalkar.
politikasızlıkta kitle seyircidir.
tarihsel olan iki olay olan gelişmeciliğin ve gelenekçiliğin yüceltilmesi, idare tarafından bir taktik olarak kullanılır. seyirci, iki şey karşısında kendini ezik, imkansız, umudsuz görür.
bir yerde, bir siyasal coğrafyada siyasal olan neden ortadan kaldırılır?
foucault:" 'iktidar' diye birşey yok. demek istediğim şu:'iktidar' diye birşeyin belirli bir yere yerleşmiş olduğu -ya da bir noktadan yayıldığı- fikri bence yanlış temellendirilmiş bir analize, her koşulda birçok fenomeni açıklayamayan bir analize dayanıyor. oysa gerçekte iktidar, ilişkiler demek; az çok örgütlenmiş, piramit gibi, koordine edilmiş bir ilişkiler yumağı demektir. (...) her toplumu kendi hakikat rejimi, kendi hakikat siyaseti vardır: yani her toplumun doğru kabul ettiği ve doğru olarak işlerliğe soktuğu söylem türleri; doğru sözceleri yanlış sözcelerden ayırt etmeye yarayan mekanizmalar ve merciler ile doğru ve yanlışın teyit edilme yolları, hakikatin edinilmesinde tercih edilen teknikler ve prosedürler; doğru kabul edilenleri söylemekle yükümlü olanların statüsü."
türklerde iktidar bir salınım ile görünüyor.
09 Şubat 2009
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder