'kadın'da kalp olmaz'.
halil bezmen
baudrillard: 'erkek, hastalık hastalığı ile kendini tüketmenin bir biçimi'.
bir uzun zaman diliminde konuşmalı. konuşmaya bir yerden başlanır. yaratıcı olanın başladığı yer herhangi bir yer oluyor. başlanılan yer, başlangıç olması gereken yer değil, neden olsun, olması için neden yok. başlanılan yer, en vurucu, en belirten, en heyecanlı yer olmalı. en rahat olan yer olmalı. başlamak için.
konuştuğu gibi yazanlar, kendilerine inanmayanlar olmalı.
klasikism, başlangıcı öldürdü. o'nu aldı, başlangıç bir giriş olarak, artık, yok. kasikism, bireyin ortadan kalkması ile sona erdi.
bakış açısı, ideolojik olandır.
kadir cangızbay: "ideoloji, insanın kendi dışındaki gerçekliğe kendi bulunduğu yerden baktığında ortaya çıkan resmi/manzarayı yegâne hakikatmış gibi kabul etmesidir. başka bir deyişle insanın, gerçekliğe nereden bakıyorsa, baktığı, baktığı nokta itibariyle görünen manzarayı, gerçekliğin yegâne resmi, dolayısıyla gerçekliğin mümkün olan tek biçimi olarak görmesidir. diyelim, 'solak' olarak baktım, herşeyiyle 'ters' bir dünya çıkar karşıma, elimde tuttuğum kalemin markasının bile tersten yazılmış olduğu; ay'dan bakarım 'dünya tutulması' çıkar karşıma, dünya'dan bakarım 'ay tutulması'. evet, bunların hepsi benim bakış açımdan, yaşadığım gerçeklik açısından sahicidir. ama bu, gerçekliğin kendisi değildir".
baudrillard, freud'u doğruluyor: 'tek bir cinsellik var. eril olanı'. bu durumda, foucault, haklı. foucault, şu cümleyi kurdu: 'hepimiz homoseksüeliz'.
kadın, erkek açısından bakamaz. erkek, tek cinsellik olduğundan/eril olanı olduğundan, kadın açısından bakabilir, bakar.
kadın, erkek gibi bakamadığından, ideolojiktir. kadın, bilimsel bakamaz. kadın, bilimsel bakamadığından duygusal değildir, kadının duygusal görüneni değiş tokuş için bir teklif sunar.
05 Ağustos 2010
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder