26.10.2012 00:00
“kendi gelişme iradesinden yoksunluk”. bilsay
kuruç.
kant der ki bir insanı bir işe alet
etmek kadar büyük ahlâksızlık yoktur. insanı alet olarak varsaymak, insanı yok
etmektir. kant, insanların moralini bozmaya devam ediyor.
modern insan, karanlık bir hücrede
yaşıyor. tutuklu.muhafazakâr ya da liberal, mustafa akyol gibi
liberal-muhafazakâr, sosyalist ya da milliyetçi. modern olan aslında şunu
söylüyor. beni ailem dışında bir şey ilgilendirmez. dış dünyaya fırsatlar için
açık.
adam, uzaydan atladı, adını tüm dünya
duydu. ne oldu? dünyada aç insanlar var. batılı rekor kırar.
39 km’yi beş dakikada geçen bu
avustuyalı ile ne konuşabilirsiniz?
yukarıda havalar nasıl, ne hissettin,
bunu neden yaptın, mutlu oldun mu, başın göğe değdi mi, depresyon ilacı
kullanıyor musun, çocukluğun nasıl geçti, hiç âşık oldun mu, yunus emre’yi
duydun mu?
yunan aklına göre, insan kendini
tanımalıdır. delfi’deki tapınakta, kendini tanı, yazar.
mevlana, kendin ol, meselesi vardır.
akıl farkı. akıl ve aklın karanlık yönü farkı.
niçin kızıyoruz? çünkü kendimiz değiliz.
herkes mükemmel olmaya çalışıyor.
adamın babası sığır çobanı, koltukları ısıtmalı dört çarpı dörte biniyor, öteki
insanları yargılıyor, aşağılıyor. bu adam, önde giden bu adam koltukları
ısıtmalı dört çarpı dörte sahip olduğu gün/ birgünde böyle olmalı. benliği,
babası sığır çobanlığı yaparken mükemmeliyet fikri ile sakatlanmıştı.
hiç mükemmel olmayan bir çocuk gördün
mü? her bir çocuk mükemmeldir. o olağanüstü güzellik karşısında insan tebessüm
eder. çocuk her şey ile ilgilidir. yalnızca ailesi ile ilgili değildir.
her insan çocukken mükemmeldir.
sonradan, bozulur, kirlenir, yozlaşır. hastalanır. sakatlanır. sağırlaşır.
körleşir. kafayı yer.
çocuk, yok ediliyor.
şöyle oluyor. bir çocuk görüldüğünde
gözlerinin babasına, burnunun annesine benzediği söyleniyor. hiçbir kimse bir
yerininin olsun çocuğa benzediğini söylemiyor. çocuk, parçalanıyor. aslında
ortada bir çocuğun olmadığına dair kanıtlar ileri sürülüyor.
çocuğun kendi deneyimini yaşamasına
izin verilmiyor ve kendi olmasına da.
kadın, sokakta, benim çocuğum bunu
yapmaz, diyor. çocuğu öldürmek üzere.
her çocuğun bir kaderi var. eğer senin
kopyan olursa asla kendisi olamayacak. kendisi olamadığı için mutsuz olacak.
asla tatmin olamayacak. asla varoluş ile irtibat kuramayacak. sürekli bir
eksiklik hissedecek.sen çocuğuna kötülük yapıyorsun.
anne, çocuğa bağırıyor, beni
sevmiyorsun.
saçma.
sırf anasısın diye çocuğun seni sevmesi
gerekmiyor. senin sevilmeye değer olman lazım, anne olman yeterli değil. baba
olabilirsin, ama bu kendiliğinden sevilmeye değer olmanı gerektirmiyor. sen bir
annesin ya da babasın diye çocukta müthiş bir sevgi hissi oluşmak zorunda
değil. ama bu bekleniyor. zavallı çocuk ne yapacağını bilemiyor. numara yapmaya
başlıyor. tek çıkış yolu bu. içinden gelmese de gülümsüyor. sahteliği
öğreniyor. çocuğa sahtelik öğretiliyor. iki yüzlü oluyor.
ey anne, ey baba, sakat olan çocuk
değil, sizlersiniz. sakatlığınıza çare arasanız iyi olur. çocuklarınızla
uğraşmayın. onlar mükemmel varlıklar. onları rahat bırakın.
selâm ile.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder