Bir görebilsek gördüğümüz yok olacak

“guarini dilinde “ne’e” aynı zamanda hem ‘kelime’, hem de ‘ruh’ anlamına geliyor.
guarini yerlileri, yalan söyleyenlerin ya da boş konuşanların ruhlarına ihanet ettiğine inanırlar”.
galeano 
1.Edebiyat Fakültesi öğrencisi Ömer Çetin, öldürüldü. Sosyal düzen tarafından. İnşaatta çalıştırılıyordu. Günlük 30 lira için çalıştırılıyordu. Sigortasını yaptırmadılar. Gerçekleşen kötülüklerin önemli bir oranı, öznesi soyut kötülüklerdir. Fail, soyut.
2.Sosyal düzen, tarihi birikim. Bir iki kişinin kurduğu, tasarladığı birşey değil. Düzen, fikirle kurulmuyor, kurulmadı. Düzenin maddi olduğu varsayılmalı. Ömer’i kimse öldürmek istemezdi, Ömer’i öldürmek için kimsenin şahsi gerekçesi yoktu. Buna rağmen, Ömer öldürüldü. Birikime katkısı olan herbir kişi tarafından. Ömer’in öldürülmesi bir sosyal düzen cinayetidir.
3.Kriz, Gramsci’ye göre: ‘Eski ölüyor ve yeni bir türlü doğmuyor’. Açık. Kriz, belirli aralıkları ile ortaya çıkıyor. Kriz bir rutin. Devrevi bir olay. Krizden çıkılıyor, krize giriliyor.
4.Yeninin ortaya çıkışı engelleniyor. Soru şu: Bu kadar temel problemler var ve duruyor. Çözülmüyor. Problem, problem olarak kabul edilmiyor. Gerçek hayat yerine, neden çakma gündem oluşturuluyor?
5.İnsanların bir tip hikaye duymaya ihtiyaçları oluyor. İktisadi durgunluk devresinde. Bir hikaye anlatıcısı mutlaka çıkıyor, insanların duymak istedikleri hikayeyi anlatıyor. Borges, hikayenin gerçek olandan daha hikaye olmadığını söyledi. Gerçek olarak görülen şeyler, hikaye oluyor. Hikayeler gerçek oluyor.
6. ‘Dûnyada ölümden başkası yalan’ prensibi, görememekten kaynaklıdır. Ölmek talebine uygun ve canlılık karşıtlığı içerir. Ölüm arzusunun açıklanmasıdır.
7.Hayattan yana olmak düzen değişikliği talebini oluşturur.
29 Ağustos 2010/Milli Gazete

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder