01.10.2012 00:01
“derin olmak kolaydır: kendimizi
kusurlarımızın içinde boğulmaya bırakalım yeter”. cioran.
eye in the sky, muhteşem bir
albümdür, orwell’in, 1984, isimli yapıtından esinlenerek oluşturuldu.
ingilizler, ilginçtir. kendilerinden
beklenmeyen şeyleri yaparlar, yaptılar. eric arthur blair, hindistan’da
doğmasaydı, 1984’ü yazabilir miydi? tarihe aykırı bir soru. bilemeyiz. gerçek
bakanlığı, kurgusu, işe yarar, açıklayıcı ve sakinleştirici.
ergin yıldızoğlu, ey, ilginç bir
tebliği verdi. ey, foucault, harvey, zizek, bağlamında bir şey söyleyebiliyor.
çok iyi haber. tebliğ yeri, azerbaycan devlet ekonomi üniversitesi oldu.
endonezya’da suharto darbesi, 1973 şili
allende’nin devrilmesi, üzerinde türkler düşünmedi. ne mi oldu? iktisattan
anladığı tek şey, bilsay kuruç’tan askeri lojman için para istemek olan, kenan
evren, 24 ocak istikrar tedbirleri paketinin uygulanabilmesi için devlete ve
millete el koydu. amerikan desteği ile bittabii ki. doğum yeri olan manisalıların
desteği ile.
kenan ve evren, keliemelerinin
anlamları ilginç değil mi? biraraya getirme şekline bir bakın lütfen.
bütün evren, kenan olsun!
ittihatçı aptallar aklıma geldi.
kullandıkları slogan şu: herkes bulduğuna layıktır/ bütün dünya türk olsun.
sen tut, devlet-i âli’ye hainlik et,
kandırmak için de, tüm dünya türk olsun de.
finans çetesi, üç günde dünyayı ele
geçirdi. araç, ikidir. bir. darbe. İki. film teknikleri. silah ve beyin yıkamak
tekniği. zor ve rıza. ingilizce, force ve censent.
işin komik tarafı, alev alatlı ve
adalet ağaoğlu, iki aa, beyin yıkama makinesine inandılar. inanmaları için
çalışıldı, çünkü inandırmaları isteniyordu. ikisi de eco’yu okumamıştır. 5 ocak
1931 tarihinde yeryüzüne gönderilen umberto eco’yu okumuş olsalardı, endişe
ederlerdi. Önce dünyadan, sonra türkiya’dan. Önce dünyadan, çünkü, türkiya,
1908’den beri sitemin bir açık memleketidir.
sistemin açık memleketi şu demek:
içeride olan dışarıdandır. şudur: dış dinamik belirleyicidir.
bu teoriye karşı olanlara bakmayın siz.
onlar da the teori’nin işlediğini bilirler. yalnızca, gaza getirmek isterler
türkleri.
onlara kısaca gazcılar diyelim.
çekilir bakarlar sonra aşağıda ne
oluyor diye.
bizim emine ışınsu’nun romanlarındaki
prof.dr. tiplemesidir onlar.
türklere, piyasa sisteminin bir
tabiat kanunu olduğunu söylendi. söyleyen, muhafazakar olduğu söylenen,
özal’dı.
bu nasıl oldu?
nasıl oduğunun bir önemi yok.
olması daha önemli.
oldu işte.
piyasanın dış dünya ile entegre olması
karşısında kaybedenler, mağdurlar, devlet düşmanı oldu. adam, iktisadi anlamda
kaybetmiş. ayağa kalmak istiyor. tutunduğu/ tutunacağı şey, elde ne varsa/
eline ne tutturulursa.
selâm ile.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder