Bir Fincan Kahve Daha


 18.10.2012 00:42

 “mutluluk kolay değil, onu kendimizde bulmak pek güç/
gelgelelim başka bir yerde bulmak da olanaksız”. chamfort.

birleşik krallık ve birleşik devletler’deki ingilizce’de, kahve dükkanında kahve istediğinizde kahveniz gelir. ikinci kahvenizi isterken, kahve isterseniz, kahve gelmez. bir yanıt gelir: “kahvenizi içtiniz”. ingilizceyi konmuşan bir yabancı olarak o ân şaşırırsınız. ikinci kahvenizi isterken, bir finca kahve daha, cümlesini kurmanız gerekir.  daha. size söylenir, siz öğrenirsiniz.
türkçe, esnek bir dil. türkçe esnek olduğundan türkçe’de iletişim kazası ihtimâli yüksektir.
amerikalılar, sade konuşurlar. ingilizlerden daha sade. açık. son cümle, ilk cümle olarak söylenir. amerikan dilinde, olay ile irtibatlı az sayıda ilişki belirlenen  ve belirleyici olarak ortaya konur.
amerika’da hayat basittir. bir piyasa sistemi var ve sistemin kuralları açıktır, genellikle değişmez ve herkes için aynıdır. yabancı ya da yerli. fakir ya da zengin. amerika’da bir de toplum vardır. toplumun kuralları belirlidir, her yerde yazılar vardır, yazının olmadığı bir yerde, mesela bir otobüste, yolculuk başlamadan önce yol ile ilgili her türlü bilgi, otobüste geçerli olan kurallar, yasalar, şöfor tarafından duyurulur. acil durum bilgileri, yer ve zaman verileri, otobüste kola içilmeyeceği, kabuklu yemiş yenmeyeceği, otobüsün duracağı yerler/ zamanlar, ayrıntısı ile. yolcuların hakları ve başka şeyler.
belirsizlik, insan zihnini meşgül eden, uzun vadede insan zihnine zarar verdiği kanıtlanmış bir durum olarak belirsizlik, amerikan kültüründe, en aza indirilmiştir. toplumda ferdin hayatı çalışmak ve yaşamak için düzenlenmiştir. kriter, ferdin faydasını en çoklaştırmaktır. iktisadidir. üretimin artırılması ve güvenlik. zaman tasarrufunda etkinlik ve işleri yenileştirmek. keşif yapmak. nasa’da çalışan bir mühendis ile kahve dükkanında çalışan bir geçici eleman, aşağı yukarı aynı iş ciddiyeti ile çalışır. iş kültürü. şirket uygarlığı.
dünyanın en verimli çalışan ekonomisine sahip olan amerikan toplumunda, yaparız ederiz sorun değil bakarız, geçiştirmeleri ile karşılaşılmaz.
sistemde bir problem görüldüğünde, müşteri ânında yetkili ile görüşür, görüştürülür. the problem, çözülür ya da not alınır. tüketici olduğu için hâklı olan fert, the problem’i bildirdiğinde, kendisine teşekkür edilir ve gerekirse daha sonra bilgilendirilir.
bir yabancı, üç gün içinde amerikan sisteminin çalışma prensiplerini kavrayabilir ve sistemin bir parçası olur. güney kore’den ya da meksika’dan gelmiş olsun fark etmez. amerikan sistemi, kendini benimsettirir. yoldan çıkanı ise mutlaka cezalandırır. 
dil ile sistemin mekaniği arasındaki ilişki.
amerikan sistemi, çalışıyor. the sistem’in sorunları yok mu?
olmaz olur mu? hem de ne sorunlar. piyasanın düzenlenmesinden, toplumdaki gelir/ servet dağılımındaki eşitsizlik derecesinin yüksekliğine, araştırma birimlerindeki şirket çıkarlarının oluşturduğu genel refah kayıplarından amerikan sermayesinin verimlilikte öteki ülke ekonomilerine göre geri kalmasına, ekonomideki tasarruf yetersizliğinin maliyetinden, amerikan rüyasının gerçekleştirilmesinin zaman içinde zorlaşmasına, insanın topluma yabancılaşmasından amerikan iktisadının dünya iktisadındaki hegemonisinin gerilemesinin yaratacağı belirsizliğe kadar.
amerika’yı amerika yapan göçmenlerdir. 19.yüzyılda amerika’ya gelenler ve ikinci dünya savaşı ile birlikte amerika’ya çalışmaya yerleşenler. sistem, değişik kültürlerin imkânlarını, bakış açılarını ve zenginliklerini kullanır. eritme noktası. uzlaşmaz çıkarlar karşısında müzakere ve birlikte hareket etmek imkânın oluşturulması. ve amerika dışından gelen sermaye. amerika, tasarruf açığını amerikalı olmayanlardan aldığı sermaye ile kapatır.
amerika’dan türkiya’ya gelenler türkiya’da ne yapar, yapıyor?
bir amerikan üniversitesinde kazandığı burs ile doktorasını yapmış, doktora sonrasında bir araştırma biriminde on yıl çalışmış türk, türkiya’ya döner. dil mekaniği ve sistematik olarak o bir türk-amerikandır. bir türk-amerikan olarak, türkiya’da iletişim kazaları yaşar. kendisine, burasının türkiya olduğu hatırlatılır. mantığı ile sistem hiçbir zaman örtüşmez. etrafındaki herşeyin yanlış olduğuna inanmaya başlar. taviz vermez, veremez. işsizdir. iletişimsizdir. kimliksizdir. herkese küser. kendini yok etmeye başlamıştır.
çok, var.

selâm ile.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder