Ekonomi tıkırında /çok korkuyorum


 08.11.2012 00:51


“doğrulun!/ herkes kendi cesedini çiğnesin evvela”. ibrahim kara.

insan, yalnızca iktisadi bir varlık değildir. insan, yalnızca iktisadi çıkarları peşinde koşan bir varlık olamaz, olmadı.
insana ekonomistik yaklaşmak, insan varlığına yönelik bir şiddettir. hobsbawn’ın uçlar çağı olan 20. yüzyıl insana yönelik sistem şiddetinin yaygın/ yoğun olduğu bir devredir.
dünya, kaos devresinin başındadır. kaos olacak, iktisadi ve siyasi kaos. 2008 yılında iktisadi kriz olarak başlayan süreç bir kaosa dönüşecektir, dönüşüyor.
içinde yaşadığımız tip devirlerde, bilim işe yaramaz. bilim, normal koşullar varsayımına göre oluşturulmuştur. kriz, panik ve mania devresinde hiçbir teori açıklayıcı değildir.
yalnızca sezgi bir yöntem olarak kullanılabilir.
büyük türk sühreverdi vardır, türk okullarında öğretilmez, sezginin nasıl kullanılacağına dair hâlâ geçerli bir metod öneriyor. önce bilgileri imge dünyasında bir daire içine koy , bunları kafanda mantıksal olarak birleştir, birbirleriyle ilişkilendir, eşleştir, göreceksin ki, onlar bir araya toplanacak. işte buradan kor, öz, çıkar.
bir bilim, düşünce, felsefe, adamı, kendi hâlinde bir adam,  nüve denilen şeyin peşindedir.
bir iktisatçı siyasal/ sosyal sisteme nasıl bakar? bakmalıdır?
sencer divitçioğlu, 12 eylül darebecileri tarafından üniversiteden atıldı. 
sencer hoca, dünya çapında bir iktisatçıdır.
12 eylül’ün generallerinin hedefi, türk üniversitesini ortadan kaldırmaktı. kaldırdılar.
bahane, ingilizce karşılığı olmayan bir kelimedir.
sencer hoca, üniversiteden atıldıktan sonra, iktisat bilimini terk etti. kendisini okuldan atan devet kavramı üzerinde düşünmeye/ çalışmaya başladı.
sencer divitçioğlu: “benim anladığım kadarıyla, türk toplumunun doğuşundan başlayarak, toplumu bir arada tutan kor, yani çekirdek maddi ve manevi haraçtır. haraç çeşitli biçimlerde olabilir. cum, rüşvet, talan, gasptır. bilir misiniz ki, göktürk döneminde göçerler ovalara, dağlara bile haraç vermeden giremezlerdi. bunlar korugdur. tabudur. Yani kaanın ya da aşina ya da du-lo hanedanının malıdır. aşina ya da du-lo, yönetici sınıfır. türklerde buyuran sınıf. akbudun kök türkler’den başlıyor. tek bir yönteci aile var: a-shis-na’lar. kayıtlardaki isimleri böyle. kim olduklarını biliyor muyuz? hayır. ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. doğru bir noktayı yakalamış olduğumuzu söyleyebilirim. ama tam bir formelleştirmenin olmaması bir zayıflık yaratıyor açıkçası. her neyse, bu a-shih-na’lar her yerde, her boyda var. idareci sınıf olarak..haraç meselesine geri dönersek, osmanlı’ya geldiğimzde topraklar padişahların mülküdür haraç da onundur. cumhuriyet döneminde ise örnek olarak rüşvet ve saire başlayabiliriz”.
bir şey var ve daima devrede. tarihi bir şey ve kanıksanmış. bir anlamda toplumun doğal/ normal/ ahlâki gördüğü bir şey.
sağ/ sol gibi çocukça bir kavramın dışında bir gerçeklik.

kalbî selâm ile. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder